Evlilik ve evliliği sona erdiren haller Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş olup boşanma, evliliği sona erdiren durumlardan biridir. Boşanma hükümleri Türk Medeni Kanunu’nun 161-184 maddelerinde düzenlenmiştir. Yasaya göre boşanma sadece aile mahkemesi hâkimin kararı ile mümkündür. İstanbul boşanma davası avukatı ekibimiz boşanma hukuku konusunda 1992’den bugüne edindikleri deneyim ve bilgiler çerçevesinde, müvekkillerimize en etkili sonucu sağlamak için hukuki destek vermektedirler. Boşanma, evliliğin yasal olarak sona ermesi demektir. Bu nedenle boşanma davası açmadan önce veya dava sırasında aile hukuku ve boşanma davalarında tecrübeli bir boşanma avukatı nezaretinde boşanmanın planlanması ve neticelendirilmesi gerekir.

İstanbul Boşanma Hukuk Büromuz; aile hukuku ve boşanma davaları ile ilgili her alanda müvekkillerimize hizmet  vermektedir. Avukatlarımız; anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma davaları, velayet ve çocukla kişisel ilişki sağlanması, soy bağının kurulması ve babalık davalarında çalışmışlardır. Özellikle kadın müvekkillerimizi ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun kapsamında uzaklaştırma kararı ve koruma tedbirlerinin alınması davalarında temsil etmişlerdir. Ayrıca nafaka ve nafakanın uyarlanması davaları, anlaşmalı boşanma protokollerinin hazırlanması, evlilik ve mal ayrılığı sözleşmelerinin hazırlanması, mal rejiminin tasviyesi davaları gibi boşanma ve aile hukuku ile ilgili tüm hususlarda müvekkillerimizi temsil etmişlerdir.

Boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri 161-166’ncı maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere; özel boşanma sebepleri olarak zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı sayılmıştır. Genel boşanma sebepleri olarak ise; evlilik birliğinin sarsılması şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma eşlerin anlaşarak boşanmaları; anlaşmalı boşanma davası, bir boşanma reddinden sonra eşlerin üç yıl bir araya gelmemeleri olan fiili ayrılık sayılmaktadır.

Hukuk büromuz boşanma davası sırasında ve sonrasında müvekkillerimize ihtiyaç duydukları hukuki desteği sağlamakta ve kendilerine boşanma hukuku konusunda danışmanlık yapmaktadır.

Boşanma Davası İstanbul

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?

Türk Hukukunda kanun koyucu, eşlerin iradelerine de önem vererek anlaşmalı boşanma kurumunu düzenlemiştir. Aile birliğinin varlığını devam ettirme amacı taşıyan Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre anlaşmalı boşanma hususu da belli başlı şartlara bağlı tutulmuştur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/II maddesinde düzenlenen anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için şu şartların varlığı gerekmektedir:

  • Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalı,
  • Eşlerin birlikte başvurması,
  • Hakimin tarafları bizzat dinlemesi,
  • Anlaşmalı boşanmaya ilişkin hususların protokole bağlanması.

Anlaşmalı boşanma davasında yukarıda saymış olduğumuz hususların yerine getirilmemesi halinde mevcut dava çekişmeli boşanma davasına dönüşecektir veya eksikliğin türüne göre davanın reddine karar verilecektir. Şayet evliliğin henüz 1 yılı doldurmamış olması halinde dava reddedilecek, duruşma esnasında taraflardan birinin boşanma işlemine icazet vermemesi halinde ise dava, çekişmeli boşanma davasına dönüşecektir.

Anlaşmalı boşanmada esas amaç tarafların iradelerine değer vermek ve bu iradeleri ön planda tutmaktır. Fakat bunun yanı sıra ağır işleyen Türk Hukuk sisteminde taraflara böyle bir imkan sağlanarak da boşanma işleminin daha kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleşmesi imkanı yaratılmıştır. Nitekim boşanma davaları yıllarca devam edebilmekte, bu süreç içerisinde taraflar yıpranmakta ve toplum içerisinde sıkıntılı bir süreç geçirmektedirler. Bunun yanı sıra anlaşmalı boşanma protokolüne hakimin müdahelesiyle birlikte zayıf konumda olan eşin korunması da amaçlanmıştır.

Anlaşmalı boşanma ilişkin taraflar arasında düzenlenen protokol belli başlı hususları içermelidir. Tarafların çocuklarının durumu, boşanmanın mali sonuçları, yargılama giderleri, nafaka ve tazminata ilişkin hususlar protokolde açıkça yer almalı ve taraflar arasında buna ilişkin herhangi bir ihtilaf yer almamalıdır. İşbu nedenle anlaşmalı boşanmada protokolün bağlayıcılığı önemli olup tarafların boşanma neticesindeki hukuki durumlarını belirlemesi açısından da hayati bir önem taşımaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Davası Süreci

Eşler, anlaşmalı boşanma davasını kendileri açabileceği gibi avukatları aracılığıyla da bu işlemi gerçekleştirebilirler. Anlaşmalı boşanma davası sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlar söz konusudur. Bunlara kısaca değinmek gerekirse:

  • Dava ortak bir dilekçe ile açılmalı veya eşin açtığı dava diğer eş tarafından kabul edilmeli,
  • Anlaşmalı boşanma protokolü düzenlenmeli
  • Taraflar duruşmada boşanma arzularını hakime bizzat beyan etmeli

Dava Süresi: Anlaşmalı boşanma davası Türk Hukukunda tek celsede biten duruşmalardan bir tanesi olup 2-4 ay arasında sürmektedir. Mahkemelerin yoğunluğuna göre daha kısa da sürebilmektedir. Davanın açılmasıyla birlikte tarafların taleplerinin tam ve eksiksiz olması halinde mahkemece duruşma tarihi verilecektir. Duruşmada tarafların iradelerini boşanma yönünde beyan etmeleri neticesinde hakim tarafından boşanmaya karar verilecek ve davanın kesinleşmesiyle birlikte boşanma işlemi tamamlanmış olacaktır.

Görevli Mahkeme: Anlaşmalı boşanma davasında görevli mahkeme Aile Mahkemeleri olup, başka bir mahkemede davanın açılması halinde dava, görev yönünden reddedilecektir.

Yetkili Mahkeme : Anlaşmalı boşanma davasında yetkili mahkemenin tayini için genel yetki kurallarına gidilecektir.

Çekişmeli Boşanma Davası

Çekişmeli Boşanma Davası avukatı

Türk Medeni Kanunu’nun 166’inci maddesinde genel boşanma nedenlerinden biri olarak evlilik birliğinin sarsılması düzenlenmiştir. Şayet evlilik birliği temelinden sarsılmış ve evlilik birliğinin sürdürülmesi eşlerin kendilerinden beklenmeyecek derecede güçleşmişse, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Davacının kusuru daha ağır olursa, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Hakkın kötüye kullanılması halinde, evlilik birliğinin devamının davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yararı kalmamışsa, boşanmaya karar verilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin boşanma için birlikte başvurması (anlaşmalı boşanma) veya eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu durumda hakimin boşanma kararı verebilmesi için tarafları bizzat dinlemesi şarttır. Hakim, eşlerin ve çocukların menfaatlerini dikkate alarak eşler arasındaki anlaşmada gerekli gördüğü takdirde düzeltme yapabilir.

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Eğer hakim herhangi bir sebeple boşanma davasını reddetmişse ve ret kararı kesinleştikten itibaren üç yıl boyunca her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Tek taraflı boşanma iradesinin sunulması ile boşanma kararı verilmez. Boşanmaya karar verebilmesi için boşanmak istenen eşin kusurunun bulunması gerekir, aksi takdirde boşanma kararı verilemez. Bunun dışında eşlerden birinin kusuru olmadan boşanılması hali anlaşmalı boşanmanın bulunması halinde mümkündür. Mahkemenin boşanma kararını verebilmesi için duruşmada iki eşin de resen bulunması gerekmektedir.

Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Anlaşmalı olmayan tüm boşanma davalarına çekişmeli boşanma davası olarak düşünebiliriz. Çekişmeli boşanma davaları, genel boşanma davalarının bir çeşidi olarak kabul edilir. Eşlerin boşanma için birbirleriyle anlaşamaması ya da taraflardan birinin dahi boşanmak istememesi durumunda görülen boşanma davalarına çekişmeli boşanma davaları denir.

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Çekişmeli boşanma davasının açılmasından önce bir ön hazırlık yapılması ve eksiksiz ve hatasız bir boşanma dilekçesinin yazılması ve delillerin toplanması çok büyük bir öneme sahiptir. Bu nedenle boşanma davası açmak isteyen eşin konusunda uzman bir boşanma avukatı tarafından temsil edilmesi gerekmektedir. Usulüne uygun olarak hazırlanmayan boşanma dilekçeleri ve eksik sunulan deliller yargılamanın daha kısa bir sürede bitirilmesinin en büyük engeli olmaktadır. İstanbul’da yılda en fazla 3-4 duruşma yapılabildiği düşünülürse boşanma davalarının neden bu kadar uzadığı anlaşılabilecektir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Terk Nedeniyle Boşanma Davası avukatı

Boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri 161-166’ncı maddeleri arasında düzenlenmiştir. Özel boşanma sebepleri olarak zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk , akıl hastalığı, genel boşanma sebepleri olarak ise evlilik birliğinin sarsılması, eşlerin anlaşarak boşanmaları, bir boşanma reddinden sonra eşlerin üç yıl bir araya gelmemeleri fiili ayrılık sayılmaktadır.

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Türk Medeni Kanunu’nun 164’üncü maddesi uyarınca eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla; eşini terk ederse veya haklı bir sebep olmadan eşini terk eder ve en az altı ay dönmezse, bu durum devam etmekte ise ve bunun sonucunda talep üzerine hakim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa; terk edilen eşin boşanma davası açma hakkı doğar. Terk etmeden anlaşılması gereken ortak yaşamdan ayrılma değil ortak yaşama son vermedir. Askerlik, ceza evinde bulunma, hastalık, iş seyahati ve buna benzer ortak hayattan uzaklaşmalar terk olarak değerlendirilemez.

Terk tarihinden itibaren en az altı ay geçmesi durumunda, terk edilen eş mahkemeye başvurarak eşin dönmesi için ihtar talebinde bulunacaktır. İhtarda, terk eden eş ortak evine dönmek üzere davet edilir ve ihtara uymayarak ortak evine dönmemesinin sonuçları bildirilir. Eşin dönmesi için ihtardan sonra iki ay süre verilmektedir. Eğer eş bu süre içerisinde dönmezse, terk edilen eş yeniden ihtar çekebilir. Boşanma davası açmak için ilk ihtarın çekilmesinden itibaren altı ay (terk eden eşin ilk ihtardan sonra dönmesi için iki ay bu altı aylık süreye dahildir) içerisinde ikinci ihtar çekilmesi talebinde bulunulamaz. Şayet terk eden eş yurt dışında bulunuyorsa yurt dışına davetiye gönderilmelidir.

Şiddetli Geçimsizlik Sebebiyle Boşanma Davası

Boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri 161-166’ncı maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere; özel boşanma sebepleri olarak zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı sayılmıştır. Genel boşanma sebepleri olarak ise; evlilik birliğinin sarsılması şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma eşlerin anlaşarak boşanmaları; anlaşmalı boşanma davası, bir boşanma reddinden sonra eşlerin üç yıl bir araya gelmemeleri olan fiili ayrılık sayılmaktadır.

Hukuk büromuz boşanma davası sırasında ve sonrasında müvekkillerimize ihtiyaç duydukları hukuki desteği sağlamakta ve kendilerine boşanma hukuku konusunda danışmanlık yapmaktadır.

Şiddetli Geçimsizlik Sebebiyle Boşanma Avukatı

Türk Medeni Kanunu’nun 166’inci maddesinde genel boşanma nedenlerinden biri olarak evlilik birliğinin sarsılması yani şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma halini düzenlenmiştir. Şayet evlilik birliği temelinden sarsılmış ve evlilik birliğinin sürdürülmesi eşlerin kendilerinden beklenmeyecek derecede güçleşmişse, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Davacının kusuru daha ağır olursa, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Hakkın kötüye kullanılması halinde, evlilik birliliğin devamının davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yararı kalmamışsa, boşanmaya karar verilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin boşanma için birlikte başvurması (anlaşmalı boşanma) veya eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu durumda hakimin boşanma kararı verebilmesi için tarafları bizzat dinlemesi şarttır. Hakim, eşlerin ve çocukların menfaatlerini dikkate alarak eşler arasındaki anlaşmada gerekli gördüğü takdirde düzeltme yapabilir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Nasıl Boşanılır?

Eğer hakim herhangi bir sebeple boşanma davasını reddetmişse ve ret kararı kesinleştikten itibaren üç yıl boyunca her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Tek taraflı boşanma iradesinin sunulması ile boşanma kararı verilmez. Boşanmaya karar verebilmesi için boşanmak istenen eşin kusurunun bulunması gerekir, aksi takdirde boşanma kararı verilemez. Bunun dışında eşlerden birinin kusuru olmadan boşanılması hali anlaşmalı boşanmanın bulunması halinde mümkündür. Mahkemenin boşanma kararını verebilmesi için duruşmada iki eşin de resen bulunması gerekmektedir.

Zina Nedeniyle Boşanma Davası

Zina Nedeniyle Boşanma Davası avukatı

Boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri 161-166’ncı maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere; özel boşanma sebepleri olarak zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı sayılmıştır. Genel boşanma sebepleri olarak ise; evlilik birliğinin sarsılması şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma eşlerin anlaşarak boşanmaları; anlaşmalı boşanma davası, bir boşanma reddinden sonra eşlerin üç yıl bir araya gelmemeleri olan fiili ayrılık sayılmaktadır.

Hukuk büromuz boşanma davası sırasında ve sonrasında müvekkillerimize ihtiyaç duydukları hukuki desteği sağlamakta ve kendilerine boşanma hukuku konusunda danışmanlık yapmaktadır.

Zina Nedeniyle Boşanma Avukatı

Boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri 161-166’ncı maddeleri arasında düzenlenmiştir. Özel boşanma sebepleri olarak zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı, genel boşanma sebepleri olarak ise evlilik birliğinin sarsılması, eşlerin anlaşarak boşanmaları, bir boşanma reddinden sonra eşlerin üç yıl bir araya gelmemeleri fiili ayrılık sayılmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 161’nci maddesi uyarınca eğer eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Zinanın oluşması için tarafların evlilik birliği süresi içerisinde eşten başka bir kişiyle ilişkide bulunması gerekir. Evli kadının kocasından başka bir erkekle, evli erkeğin de karısından başka bir kadınla cinsel ilişkide bulunması halinde zina edilmiş kabul edilir. Aynı cinsten kişilerin cinsel ilişkide bulunmaları zina sayılmaz. Karı veya koca boşanma sebebini öğrendiği tarihten itibaren altı ay ve en çok zinanın edildiği günden itibaren beş yıl içerisinde boşanma davasını açmazsa, bu sebebe ilişkin boşanma davası açma hakkını kaybeder. Tek seferlik zina halinde sürenin başlangıcı eylem günü sayılır. Zina devamlı olarak yapılırsa, sürenin başlangıcı zinanın sona erdiği tarih olacaktır. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. Eşin affını sözlü veya yazılı bir şekilde bildirmesi mümkündür.

Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma

Ortak hayatın kurulamaması olarak da geçen fiili ayrılık Medeni Kanun’un 166. Maddesinin 4. Fıkrasında düzenlenmiştir. MK 166/4’e göre; “Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.”

Hüküm, bu sebeple boşanmaya karar verilebilmesini belirli şartlara bağlamıştır;

Daha Önce Herhangi Bir Boşanma Sebebine Dayanılarak Açılmış Olan Bir Davanın Reddedilmiş Olması

Davanın hangi eş tarafından, hangi sebebe dayanılarak açılmış olduğunun hiç önemi yoktur. Ancak eşler ne kadar süre ayrı yaşıyor olurlarsa olsunlar daha önce açılıp da reddedilmiş bir boşanma davası bulunmadığı sürece “Fiili Ayrılık” sebebiyle boşanmadan yararlanılamaz.

Boşanma Talebinin Reddi Kararının Üzerinden Üç Yıl Geçmiş Olması Gerekli

3 yıllık süre, yeni boşanma davası açıldığı zaman dolmuş olmalıdır. Bu fiili ayrılık süresi kesintisiz olmalıdır. Bu süre, ilk boşanma talebinin reddi kararının kesinleşmesi anında başlar. Yabancı bir mahkeme tarafından boşanmanın reddine ilişkin karar verilmesi halinde, üç yıllık sürenin başlangıcı, kararın yetkili Türk Mahkemesi tarafından tanınması kararının kesinleştiği tarihtir.

Fiili Ayrılık Süresince Her Ne Sebeple Olursa Olsun Ortak Hayat Kurulmamış Olmalı

Fiili Ayrılık süresince eşlerin zaman zaman bir araya gelmeleri ortak hayatın kurulduğu anlamına gelmez. Fakat bu ilk boşanma talebinin reddi kararından itibaren asgari 3 yıllık dönem içerisinde kısa süreli de olsa, aynı evde karı koca olarak birlikte yaşamak MK 166/4’e göre boşanma davasının açılmasını engeller. Zira bu durum evliliğin devam etmesi ihtimalinin sona ermediğini gösterir. Bu bakımdan boşanma davası belirtilen bu asgari üç yıldan sonra açılacak olsa bile, evlilik birliğinin kurulmamış olması durumunun dava anında da devam ediyor olması gerekir.

Eşlerden Birinin Boşanma Davası Açmış Olması

Bu yeni davayı, eşlerden herhangi biri açabilir. Reddedilen davada, davacı ya da davalı olmak, evlilik birliğinin temelden sarsılması ya da ortak hayatın kurulamamasında kusurlu ya da kusursuz olmak, davayı açma yönünden önemli değildir. Eşlerden herhangi birinin bu davayı açması durumunda hâkim boşanmaya karar vermek zorundadır.

Görüldüğü üzere fiili ayrılık tek başına bir boşanma sebebi değildir. Yukarıda belirtilen şartlara bağlı olarak fiili ayrılık nedeniyle boşanma imkânı sunmaktadır.

İstanbul Boşanma Davası Avukatı için Bize Ulaşın

İstanbul Boşanma; aile hukuku ve boşanma davaları ile ilgili her alanda müvekkillerimize hizmet  vermektedir. Avukatlarımız; anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma davaları, velayet ve çocukla kişisel ilişki sağlanması, soy bağının kurulması ve babalık davalarında çalışmışlardır. Özellikle kadın müvekkillerimizi ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun kapsamında uzaklaştırma kararı ve koruma tedbirlerinin alınması davalarında temsil etmişlerdir. Ayrıca nafaka ve nafakanın uyarlanması davaları, anlaşmalı boşanma protokollerinin hazırlanması, evlilik ve mal ayrılığı sözleşmelerinin hazırlanması, mal rejiminin tasviyesi davaları gibi boşanma ve aile hukuku ile ilgili tüm hususlarda müvekkillerimizi temsil etmişlerdir. Boşanma davası avukatı kadromuza ve randevu oluşturmak için bize İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.